HİKAYEMİZ

ölümsüz gençliğin şövalyesi,
ellisinde uyup yüreğinde çarpan aklına
bir temmuz sabahı fethine çıktı
güzelin, doğrunun ve haklının:
önünde mağrur, aptal devleriyle dünya,
altında mahzun ve kahraman Rosinant'ı.

2006 Temmuz’unun 18’iydi. Sıcaktı ve her şeyin başladığı yer Alsancak’tı.

yolu yok, don kişot'um benim, yolu yok,

yel değirmenleriyle dövüşülecek.

hayat herkes için kısa ve zordur elbet. renk katmak ve fark yaratmak gerekir dünyanın sıkıcılığından kurtulmak için. dulsinya dostları ile ilk kez karşılaştığında bile,  sanki bir süredir görüşemeyen ama yabancılaşmamış iki arkadaşının sıcaklığı vardı. evden biri gibi. bu samimiyet, bebeklik döneminin sancılarına rağmen dulsinya’yı daha büyük bir yere taşıdı.

haklısın, elbette senin dulsinya'ndır dünyanın en güzel kadını

herkesten bir renk aldı ve güzellik verdi herkese.

şimdi dostlarından aldığı renklerle gökkuşağına benziyor. ilk günkü özverisi ve mayasındaki iyi niyetle insana mutluluk veren bir marka olma yolunda yürüyor…

ve dulsinya bir kat daha güzelleşecek…

 

dulsinya’yı türkçe okunuşuyla kullanan ilk kişiye...

ismimizin güzelliğini borçlu olduğumuz büyük şaire ve bu güzel ismi akıl eden yol arkadaşıma sevgi ve şükranla.

 

Nepal, Tayland, etnik giyim, otantik giyim, alternatif giyim, fisherman, %100 pamuk, Alsancak, İzmir